Happily Ever After

Her yeni başlangıç…💭her yeni mutsuz son…🙇 Aynı ‘sen’ iken ya da aynı ‘o’ ne gidişat değişir ne de sonuç! Kaç kere denersen dene bir şeyleri ‘bu sefer’ farklı yapmadığın sürece sonu yine hüsran olacaktır. Bu söylediğim yalnızca aynı kişiyle tekrar denemek değil, aynı zamanda yeni biriyle yeni bir başlangıç için de geçerli. Yeni bir ilişkiden çıkar çıkmaz hemen yeni arayışlara girme mesela biraz bekle, düşün her iki taraf da ilişki boyunca nasıl davranmıştı, nasıl tepkiler vermişti olaylara karşı, nasıl bir tutum sergilemişti tartışmalarda…Bazı soruların cevabı sözde ‘yeni ilişki’ deki adamda veya kadında değil…Neden bittiğinin kilit yanıtları (kim bitirmek istemiş olursa olsun) ‘sen’de gizli…senin kalbinde…kendine ve ilişkiye bakış açında…yaptığın öz eleştiride…karşı tarafın tavırlarını nasıl yorumladığında ve karşı taraftan ne beklediğinde…Unutma değişim içeriden başlar 💁

Peki mümkün müdür ‘Happily Ever After’ dedikleri şey…İnanın ben de bilmiyorum henüz, ama deneyimlerimden, gözlemlerimden ve kendi ‘ilişki bakış açımdan’ yola çıkarak size hem aklınızın dip köşelerine hem de kalbinizin derinliklerine post it📌 yapabileceğiniz küçük bir reçete verebilirim 📝 Sonuçta hepimiz insanız, gerçekten sevmek ve sevilmek istiyoruz. Ve bence, içinde saygı ve sevginin olduğu tutku dolu ve anlamlı bir ilişkiyi hepimiz fazlasıyla hak ediyoruz…

1. Günaydın ve iyi geceler mesajı ! 

Çok basit geliyor kulağa öyle değil mi ya da ne alakası var ki şimdi ! Çok var… Her sabah uyanır uyanmaz atılan ‘günaydın’ mesajı; ‘sabah uyanır uyanmaz aklıma ilk sen geliyorsun’ mesajı taşır aslında ve yine aynı şekilde gün sonunda atılan ‘iyi geceler’ mesajı da aslında; ‘o kadar yorucu ve stresli bir gündü ki ama sen aklıma geldiğinde her şeyi unutuyorum, yatmadan evvel en son sen geçiyorsun aklımdan’ demektir. Sevgisini her an dile getirmeden göstermek isteyenler için bence daha iyi bir tutum olamaz 😉

tumblr_lw2l4yCqhG1qc4uvwo1_500

2. Birbirinize karşı nazik olun!

Aynı siyasi görüşe sahip olmak zorunda değilsiniz.. Aynı dini görüşe sahip olmak zorunda değilsiniz.. Aynı takımı tutmak zorunda değil, aynı yemekleri sevmek zorunda değil, aynı film türü ya da yazarları sevmek zorunda hiç değilsiniz..Ama birbirinize karşı nazik olmak zorundasınız! Ama bunu bir ‘zorunluluk’muş gibi yaparsanız da hiçbir yere varamazsınız. Öncelikle birbirinize saygı duymasını, farklılıklara saygı duymasını öğrenmelisiniz. ‘Saygılı tartışma’ kavramını benimsemelisiniz. Fikirlerinizi kırıcı olmadan dile getirmeli, karşı tarafın düşüncelerini ön yargısız dinlemelisiniz. Ve bu tarz farklılıkların aslında kendi kişisel gelişiminiz için de birer fırsat olduğunu unutmamalısınız. Herkes ‘bir şey’ bilirse çeşitlilik olur ancak herkes ‘aynı şey’i bilirse sıkıcılık baş göstermeye başlar.

3.Birbirinize karşı dürüst olun!

En yorucu ilişki, içinde güven sorunları olan ilişkidir. Ve güven problemi taraflarca tartışılıp bir sonuca bağlanmadıkça çığ gibi büyür. Büyümesine izin vermeyin! Kızdığınız, şüphelendiğiniz durumları açıkça sorun, kendi kafanızda senaryolar üretip kendi hayatınızı da karşınızdakinin hayatını da cehenneme çevirmeyin. Ve dürüst olsun! Allah aşkına bu kadar zor olmasa  gerek! Çoğu zaman kadın da erkek de sırf karşı tarafı sözde ‘üzmemek’ adına dürüstlükten uzak davranır. İnanın anlık durum kurtarmalarının hiç ‘anlık’ kaldığını görmedim. Bu sebeple birbirinize olan inancınızı sarsacak bu gibi davranışlardan kaçının. Ne iseniz o olun!

4.Ufak tefek konularla birbirinizi kırmayın!

Ne olmuş yani yıl dönümünüzde sevdiğiniz restorana rezervasyon yaptırmamışsa, belki bu kez o sizi kendi sevdiği, rahat ettiği yere götürmek istemiştir. Bir kez de siz  onun sevdiği yerde olmanın tadını çıkarın. Ya da romantik komedi/bilim kurgu izlemek istemiyor-muşsa ne olmuş yani! Bunun için surat yapmayın bayanlar! Siz de azıcık uyumlu olun beyler! Birbirinizin zevklerine zaman ayırın. Bir hafta romantik komediye gidin bir hafta bilmem neye 🙂 Ama artık incir kabuğunu doldurmayacak konular için birbirinize karşı kırıcı ithamlarda bulunmayı bırakın!

5.Birbirinizin yaşam tarzına ve hayallerine saygı gösterin!

Bu ikisi o kadar önemli iki şey ki! Bence bir çok ilişkinin tökezlemeye başlamasının sebebi bu. Bir insanın hayalleri ve yaşam tarzı demek o kişiye ait ‘her şey’ demektir. Hayatınızdaki insanın yemek alışkanlıkları, uyku alışkanlıkları, çalışma alışkanlıkları sizi rahatsız edebilir belirli noktalarda ama burada hemen MADDE 4 diyorum ve sakin diyorum 😉 Kimseyi değiştirmek, değiştirmeye çalışmak kimsenin haddi değil. Ya bir insanı olduğu gibi kabul edeceksiniz ya da baştan karşı tarafı gözlemleyip kendi sınırlarınızı ve tolerans derecenizi  iyi belirleyeceksiniz ve kabul edemeyeceğiniz şeyler varsa en başta yolunuzu değiştireceksiniz.

Ki biz kabul ettiğinizi düşünelim ki elimizde mevcut bir ilişki olsun üzerine konuşabileceğimiz 😉

-Yeme içme alışkanlıkları : Hayatınızdaki kişi vejetaryen olabilir mesela veyahut alkol kullanıyor olabilir. Her seferinde siz bunun zıt-tını yapıyorsunuz diye o kişiyi eleştirseniz, girdiğiniz ortamlarda bozmak isterseniz ya da ona kendi alışkanlıklarınızı dayatmaya çalışırsanız o kişi üzerinde baskı yaratırsınız ve sizden uzaklaşmasına sebep olursunuz. Bazı durumlarda niyet kötü olmayabilir, gerçekten sağlıklı beslenmesini istiyor da olabilirsiniz ama bunu çok nazik bir şekilde dile getirmelisiniz. Siz önerilerde bulunursunuz, uygulayıp uygulamamak ona kalmıştır. Küçük sır : Ağzınıza attığınız her et parçasından sonra partnerinizin tabağından aldığınız küçük sevimli sebzeler, hem onun hoşuna gidecek hem de onda bir araya gelen lezzet konusunda merak uyandıracaktır.

httpsstocksnap.iophoto4TDHSPIMJ6

StockSnap.io

6.Arada yalnız kalın ve onun da bazı zamanlar yalnız kalmasına izin verin.

Birlikte vakit geçirmek kadar yalnız kalmak da güzeldir. Hayatınızda biri varken yalnızken geçirdiğiniz vakitleri unutmayın, yaptığınız aktiviteleri çöpe atmayın. Burada yalnız geçirdiğiniz vakit derken kastettiğim yalnızca mutlak yalnızlık değil partnerinizin olmadığı tüm vakitler…Ailenize ve arkadaşlarınıza hayatınızda biri olmadığında ne kadar vakit ayırıyorsanız yine o kadar vakit ayırın, bir sevgiliniz yokken neler yapıyorsanız yine aynı şeyleri yapmaya devam edin ve mutlaka sadece kendinize vakit ayırdığınız zamanlar olsun.

Biz kadınlar olarak nedense her aktiviteyi birlikte yapmak isteriz, yalnız yapamayacağımızdan veya tek başına zevk almadığımızdan değil, yalnızca hayatımızdaki bütün anları paylaşmamız gerekiyormuş gibi bir inanca kapılmışız ya da hep öyle gözlemlemişiz. İnanın bana her iki tarafın da yalnız geçireceği bu zamanlar tarafların birbirini özlemesini sağlayacak, birlikte geçirilen zamanların değerini artıracak ✒

7.Birbirinize Sarılın

Herkes bilir sarılmanın sakinleştirici bir etkisi vardır 🐒 Bir arada olduğunuz vakitlerde zaman zaman sarılın ve karşı tarafı ne kadar çok sevdiğinizi hissettirin: Kuru bir ‘Seni seviyorum’ dan çok daha etkili olmadığını kimse söyleyemez 🔇

V9ZJ5ZJXVQ

StockSnap.io

8.Hoşunuza giden şeyleri o an paylaşın.

İlişki demek, belirli saatlerde yemek yemek arada sohbet etmek uzun ciddi konuşmalar yapmak arada ilişmekten ibaret olmaya başladığında din dan don sıkıcı ilişkiye hoş geldin demektir.

Diyelim ki çok yoğun bir anında belki de onunda yoğun bir anında çok komik bir fotoğraf gördün ve seni gülümsetti ve anlık stresini azalttı ben olsam o fotoğrafı hayatımdaki insana da atardım belki onun da biraz olsun gevşemeye ihtiyacı vardır 💆

Ya da bir yerlerde bir şarkı dinledin ve çok hoşuna gitti ya da sen yeni bir şarkı keşfettin, burada bunu sadece örnek olarak veriyorum, bu keşfettiğin yeni bir mekan, yeni bir yemek tarifi, yeni bir film de olabilir. Vakit bulunca degil, daha müsait olduğunda değil, bir hafta sonra değil, haftasonu tatilinde değil o an paylaş, o an paylaş ki ikiniz birlikte ‘o an’ı yaşayın. Böylece bütün ‘anlarınız’ bir ‘anı’ haline gelir.

9.Birbirinize güzel sözler söyleyin..

İçten gelen güzel bir sözden ya da iltifattan inanın bana herkes hoşlanır. Kadın / erkek fark etmiyor; ki hanımlar size küçük bir sır vereyim erkekler bu konuda bizden daha iştahlı 😋

10. Teşekkür edin.

Güzel bir yere davet edildiğinizde, bir sürprizle karşılaştığınızda, bir jest yapıldığında, üzgün bir anınızda ya da mutlu olduğunuz sizi mutlu ettiği her an için o an teşekkür edin🎈 Az önce söylediğim gibi anlar önemli.

httpsstocksnap.iophoto4TDHSPIMJ6 (6)

StockSnap.io

11.Özür dileyin ve affetmesini bilin.

Her ilişkide tartışma olur, istemesen de kırgınlıklar olur. Ne yapalım yani bir aptal tartışma için güzel anların hepsini çöpe mi atalım 😎 Özür dilemek bu kadar zor olmamalı merak etmeyin hiçbir yeriniz eksilmiyor ve lütfen af dileyen birisinin pişmanlığını ve göz yaşlarını görmezden gelmeyin. Ama bu gibi durumları çok sıklaştırmayın da tabi sonuçta sabır da bir yere kadar 😒 Ve ne olursa olsun yatağa küs girmeyin ☝

fft31_mf6523262

12.Birbirinize inanın. 

Dünya o kadar saçma bir yer haline gelebiliyor ki bazen! Yapmak istedikleriniz, başarmak istedikleriniz kimsenin umrunda olmuyor. Başarılarınız etrafınızdaki bir çok kişi tarafından gölgeye düşürülmeyi bekliyor.Herkes böyleyken hayatızdaki o özel kişinin de diğerleri gibi olmasını hiç kimse istemez. Öyle biri olmayın sadece ona değil hiçkimseye karşı öyle biri olmayın. Böyle biri olun : Etrafınızdaki insanlara tavsiyeler veren, güvenen, daha başarılı olması için yüreklendiren💪Ve şunu söylemeyi bilin : Başaracağına, yapacağına ya da her ne ise sana inanıyorum 🙏

13.Destek olun.

İlk kez deneyeceği ya da öğreneceği şeyde destek olun, yanında olun. Sözle değil fiili olarak.

Rahatsızlandığında yanında olun, iyileşmesine yardımcı olun. Bir kase çorba hazırlamak, yarım saat yanında uzanmak ve biraz şefkat göstermek çok zor olmasa gerek.

Dönem dönem taraflardan her ikisinin de hayatı bir dönem daha zorlu bir hal alır ki ancak böyle durumlarda birbirine her anlamda destek olan çiftlerin ‘gerçek’ bir ilişki yaşadığı söylenebilir.

www.forumsal.net

StockSnap.io

14. Asla ama asla kötü ithamlarda bulunmayın!

Ne olursa olsun, size daha önce anlatılmış bir şeyi herhangi bir tartışmada o kişinin aleyhine kullanmayın. Hele de böyle bir şeye sakın aileyi karıştırmayın. Daha önce böyle bir durumu yaşamış biri olarak söylemeliyim ki bu çok kırıcı bir durum ve ben çok kırılmıştım ve o kişiye karşı asla eskisi gibi olamamıştım. Bazı şeylerin affı yoktur, hele de böyle hassas konular söz konusuysa.

15.Ve birbirinizin elini ne olursa olsun bırakmayın…

Hayat her zaman güllük gülistanlık gitmez. Bazen inişler çıkışlar olur. Eğer en küçük bir dalgalanmada elinizi bırakıyorsa o kişi üzgünüm ama ya yeterince sevilmiyorsunuz ya da yanlış kişiyle birliktesiniz. 📢 Bir ilişkide her zaman bir kilit nokta olur olmalıdır da! Her ilişki mutlaka bir kez test edilir hayat tarafından…Ne kadar güçlü ne kadar sağlam diye… Unutulmamalıdır ki gerçek bir ilişkide birlikte öğrenirsiniz, birlikte büyür, birlikte olgunlaşır, zorlukların üstesinden birlikte geldikçe birlikte güçlenirsiniz.

httpsstocksnap.iophoto4TDHSPIMJ6 (3)

StockSnap.io

Hayatın karşınıza elinizi asla bırakmayacak birini çıkarması dileğiyle…

Xoxo 👄


Advertisements

Yenilenme Zamanı

Wuhuu ‘Hello Nisan’ diyerek güneşli bir güne başladım bu sabah. Kim ne derse desin güneş ayrı bir enerji veriyor insana..Hani şurada bir kaç ay sonra bıkacağız, ‘Yeteer kış gelsin artık ‘diyeceğimiz bunaltıcı sıcaklar da gelecek biliyorum o yüzden baharın Nisan’ın Mayıs’ın olabildiğince tadını çıkarmak lazım.

Hepimiz geçen senelerde çok yorulduk belki yıprandık ama biraz daha olgunlaştık..Kendimiz için neyin iyi neyin kötü olduğunun ayrımına vardık…Tabi bu öyle TV karşısında oturup zap yaparken olmuyor!  Çok düşünmek çok okumak çok araştırma yapmak çok özeleştiri yapmak ve çok kafa yormayı gerektiriyor…Bazen beziyorsunuz da ‘isyeaaaan’ diyip alıp başınızı gitmek istiyorsunuz, gidip bir ‘kasaba’ ya yerleşmek…Bence öyle bir his gelirse yerleşin de! Metropolitanda yaşıyorum ama beni çok iyi tanıyanlar bilirler ki en çok ben nefret ediyorum bu karmaşa ve kalabalıktan…giderken de haber verin ben de takılayım peşinize 😄 Ama ne olursa olsun yukarıda yazdıklarımı yapmaktan vazgeçmeyin 🙏 Çünkü hepsi bittiğinde inanılmaz derecede hafifliyor ve ‘yenileniyorsunuz’.

Peki bu yenilenme evresi nasıl oluyor…Bir süre her şeyden uzaklaşıyorsunuz kendinizden bile ! Evet evet doğru diyorum kesinlikle bir süre önce etrafınızdakileri sonra da kendinizi dinlemeyi bırakıyorsunuz tabi bir süreliğine 😌 Bu sırada ne yaptığınızı, neler hissettiğiniz, ne yapacağınızı kendiniz de dahil kimseye anlatmıyorsunuz…Tabi öyle boş boş vakit geçirmek de yok yani artık vaktiniz de var zamanında okuyamadığınız kitapları raftan indirip okumak var, ay ben hayatta yapmak dediğiniz şeyleri denemek, keşfetmek var, hiç tatmadığınız yemekleri tatmak var…E artık kafanız dinlenmiş olmalı…sırada zor olan aşama var bu kadar tembellik yeter 😎

Önce bol bol dinlemeniz gerekiyor. Konuşmaktan çok dinlemeyi seven biri olarak benim için bu süreç kolay geçmişti zaten o zamanlar bunun bir süreç olduğunun da farkında değildim olaylar öyle gelişti diyelim ^^ Herkesi küçük, büyük, arkadaş, dost herkesle sohbet etmek, konuşmak herkeste bir şeyler keşfetmek sizi hayata hazırlıyor..Hiç tanımadığınız, o an anlık olarak yaşadığınız bir olayda bile çok fazla şey öğreniyor keşfediyorsunuz. Tabi bunun için gerçekten ‘dinlemek’ gerekiyor dinlemek olsun diye değil ‘anlamak’ için…Siz algılarınızı açık tuttuğunuzda zaten almanız gereken dersi, motto’yu, anahtar kelime’yi alıyorsunuz…Sonra bu aşamada bitiyooor ve sıra en zevkli olan aşamaya geliyor ..:)

Kendinizi keşfetme…YENİLENME…

Bir sürü malzeme var artık elinizde…şimdi çok düşünecek…kafa yoracak…karşılaştırma yapacak, sizin için mevcut iyi ve kötü olan şeyleri listeleyecek ve bir eleme yapacaksınız…

1- Öncelikle size hiçbir faydası olmayan, resmen an ve an enerjinizi sönümleyen insanları hayatınızdan çıkaracaksınız. Yaşamınız değerli ve çürük bir elmanın kimseye bir faydası olmaz!

2-Her gün nefret ederek işe gidilmez, küfrederek çalışılmaz…Verin istifayı bitsin ben yaptım hafifliyorsunuz..Hiçbir şeyi mecburen yapmak zorunda değilsiniz, gerçekten bakarsanız daha iyi bir ihtimal olduğunu göreceksiniz!

3-Yeni insanlar tanıyın! Dikkat edin arkadaş -sevgili olun demiyorum! Onun da zamanı gelecek elbette ama henüz değil! Yalnızca tanımaya çalışın. Dürüst bir şekilde! Kendinizden pay biçmeden, kendi yorumlarınızı katmadan…Çünkü insan karşısındakini bile o anki ruh haliyle tanımaya çalışıyor..Kendi ruh halinizi bırakıp tanımaya çalıştığınız insana yoğunlaşın!

4-Yeni şeyler keşfedin! Farklı şeyler yapmadan kendinizi keşfedemiyorsunuz…Küçük bir çocuk düşünün…bir şeyleri denemeden neyden zevk aldığını almadığını nereden bilecek…Büyükler de öyle ..Zaten giderek daha da çocuksulaşıyorlar..İnsan yaptığı, başladığı şeylerde başarısız olduğunda, eğlenmediğinde hemen huysuzlaşıyor…vazgeçiyor…Ne güzel işte demek ki henüz bulmadın..işin bitmemiş aramaya devam 🙂

friends-spring-break-wallpapers-1024x768

5-Hep yapmak istediğiniz çocukluk hayallerinizi yazın bir kağıda…Yazın çünkü onları ayıracaksınız makul olanlar ve olmayanlar ..Niye mi ! Çünkü artık uçamayacağımızı hepimiz biliyoruz 🙂 Ama tabi makul olmayanlar, makul hale getirilebilir…Azıcık düşünmek!

6-Öz eleştiri yapın! Yapmıyorsunuz zor çünkü! Ama mükemmel olmak zorunda olmadığınızı bildiğinizde ve yanlış ve eksik yanlarınızı değiştirdiğinizde de kazanan siz oluyorsunuz. Bunun için öyle çok büyük atılımlar yapmanız da gerekmiyor bazen.. Yalnızca biraz beyin fırtınası yapıp bakış açılarınızı değiştirmeniz yeterli oluyor…

7-Şimdi yeni insanlarla ‘tanışma’ arkadaş olma zamanı! Artık tanımış olmalısınız, tabi çaba sarf ettiyseniz…Size bir şey veremeyecek, sizin de onlara bir şey veremeyeceğiniz insanları almayın hayatınıza, daha yeni temizlediniz çöpleri 😉 Ama gerçekten samimiyetine inandığınız, doğru işler yapan, sizinle olmayı hak edecek insanlarla arkadaş ya da dost olmaya başlayabilirsiniz…Tabi acele etmeden ve mesafeyi de çok azaltmadan 😉 Ne derler ‘büyüklerimiz’ : Çok muhabbet tez ayrılık getirir. 🙂

8-Daha önceki yazımda ‘Mutluluk’ maddelerinden birinin, başka insanları mutlu etmek olduğunu yazmıştım..Bunu unutmuyoruz ve hayatımızın her alanına ‘post it’ yapıyoruz 😉

9-Kendimize doğru keşfe çıkıyoruz…Neredeyiz…ileride ne yapmak kimlerle olmak istiyoruz…Gözlerimizi kapatıp, kocaman bir çember çiziyoruz ve hayal ediyoruz..Ne iş yapıyoruz? – Etrafımızda kimler var? – Bizi özel hissettiren kişi nasıl biri? – Mesleğimiz dışında nelerle ilgileniyoruz? – Nerede yaşıyoruz? …. ….. ….. Çemberin içinde bütün bu soruların cevabı var, gerçekten görmek istediğinizde ! İşte verdiğiniz tüm cevaplar SİZSİNİZ! ya da OLMAK İSTEDİĞİNİZ KİŞİ!

healthy-gal-spring-fun

10-Ve tabi ki aşık oluyoruz…Çünkü onun verdiği enerji, heyecan bambaşka! Peki neden 10.sıraya yazdım değil mi? Sormadınız mı ! Ben olsam sorardım: Madem önemli niye en son yazıyorsun diye 🙂 Çünkü yukarıda yazılanların hiçbirini yapmadan tamamlamadan aşık olmayı hak etmiyorsunuz…Neden mi? Çünkü aşık olmak birini keşfetmeyi gerektirir..tanımayı…üzerine titremeyi…o kişi için zaman harcamayı…Bu bahsettiklerimi ilk olarak kendiniz için yapmadan bir başkasına geçemezsiniz 🙂 İkisini de denemiş ve ayrımını görmüş biri olarak söylüyorum tabi seçim yine sizin 😉

spring-love-large-msg-130308588678

Şimdi en güzel mevsimdeyiz…en güzel aylarda…Bence kendimizi keşfetmek için daha güzel bir zamanlama olamaz!

Seviliyorsunuz 😉 xoxo ♥