PROPHESYING

Profiterol tadında ilişkiler…Ama, ya kreması bozuksa!

Hepimiz aşk ile ilgili tanımlar kurarız.. Hikayeler yazarız..Önüne garip sıfatlar getiririz aşkın, derin anlamlar yüklemeye çalışırız aşka..Aslında tek başına, öyle yalın ve sakin bıraksak belki o da huzur bulacak, kurtulacak üzerine yapışan tüm klişe ve kalıplardan..

Aşka uzun yıllar inanmadım, şu anda inanıyor muyum onu da bilmiyorum..Bazen daha tutkulu hissettiğim oluyor, daha az alaycı ve daha fazla tavizkar..Ama bu=AŞK diyebileceğim bir tezim yok henüz..Ama ilişkilere inanıyorum, yalnız iki kişi arasında olan ve iki kişiyle tanımlanan.. anlamlanan..yapabiliyorsan..

Ben ilişkileri ‘profiterol’e benzetiyorum biraz ve hayır şu anda kesinlikle profiterol yemiyorum 🙂 Profiterolü bilirsiniz, puf kekleri ve keklerin içinde tercihen kendine özgü vanilya kreması ve üzerinde bu kekleri kaplayan çikolata sosu..Çikolata sosu kimi zaman çok yoğun ve şekerli olabilirken, kimi zaman çok sıvı ve tatsız olur. İyi bir sos, susatmayacak derecede şekerli (tercihen bu şekerin çikolatanın doğasında olan şeker olması beklenir) ve yerken sakız gibi uzamayacak ama kekinden de ayrılmayacak bir kıvamda olmalı..Ve kesinlikle bozuk, ekşi bir tadı olmamalı! Bir ilişkinin pardon profiterolün iyi bir yere gidip gitmeyeceğini sosundan anlarsınız!

Kaşığımızın ucuyla profiterolün sosundan biraz aldık ve tadına baktık, hoşumuza da gitti ve altındaki keki ve kremayı merak etmeye başladık..Peki keki ve kreması nasıl olmalı? Keki daha ilk lokmada bayat bir ekmek gibi dağılacak mı hemen yoksa yumuşacık kıvamıyla ikinci lokmayı hızlandıracak mı? İkinci olarak kektir mühim olan! Profiterolün kekini genelde ya çikolata sosuyla ya da içindeki kremasıyla denk getirirsiniz yerken..sosundan, kekinden ve kremasından aynı anda yediğinizde ise profiterol yediğinizi hissedersiniz ancak..Ben ikinci lokmamda çoğunlukla biraz sos ve sadece kekinden alarak kekinin iyi pişip pişmediğini ve tadını anlamaya çalışırım..Daha sonra ise kek ve kremayı birlikte yiyerek birbirleri ile olan aderansına ve sonra kremanın tek başına tadına bakarım. Böylece, profiterolün kalitesini anlamaya çalışarak gelecek sefere orada tekrar profiterol yiyip yemeyeceğime karar veririm.

Prensip olarak, çikolata sosunda kolay kolay bir problem olmaz, çünkü profiterol yapanlar da bilirler ki kötü ya da bozuk bir sosu asla gizleyemezsiniz ve o profiterol anında geri döner! Kekini bir nebze gizlemek kolaydır ama benim gibi özellikle kekinin tadına bakanlar ve profiterolü hakkını vererek yemek isteyenler, o profiterolü kekinden dolayı da geri gönderirler! Peki ya kreması! İşte en büyük hile hep burada yapılır! Çünkü bozuk/ekşi kremayı ‘nasıl olsa kekin altında kalıyor, çikolatanın lezzetinden anlaşılmaz’ diyerek kakalamaya çalışıyorlar her seferinde size!

Zaman zaman soruyorlar; ‘niye yalnızsın!’ diye..Profiterol sevmediğimden mi! Hayır! En ciddiye aldığım mevzudur profiterol..Ancak, sosu ve keki fena olmasa da o krema hep bir bozuk çıktı! Profiterol hep hayal kırıklığına uğrattı..Artık ne zaman dışarıdan güzel görünen bir profiterol görsem, zihnimden anında şöyle bir cümle geçiyor: ‘YA KREMASI BOZUKSA!

gizemselşeyler 💃 #whatisplayingnow🎶 Tash Sultana / Jungle

Advertisements

31 Aralık Olmadan Yapman Gereken 31 Şey…

2018 yaklaşıyor.. Eminim sizler de benim gibi yeni yılın heyecanı içindesiniz 🙂 Yeni yıl demek ‘yeni’olan her şey demek…2017 ülke olarak belki kimimiz için bireysel olarak yaşanılan üzüntülü bir yıldı. Ama tüm bu zamanları 2017’da bırakmak 2018’i umutla ve neşeyle karşılamak en doğru hareket ♣

Ve, ta daaa gizemselseyler’in sizlere 31 adet yeni yıl mesajı var : #31aralikolmadanyapmanızgereken31sey ♠

Şimdiden hepinize ‘mutlu yıllar’ diliyorum 🙂 2018’nin hepinize şans getirmesi dileğiyle ♥

1.  ‘Yeni Yıl’ Dilek Listesi 

Şimdiden kendine bir dilek listesi hazırlamaya başla 🙂 Çünkü söz uçar, yazı kalır. 2018’den beklentilerin neler ? Bu yıl neleri başarmak istiyorsun? Nerelere gitmek, neler yapmak, nelerin gerçekleşmesini istiyorsun hepsini not et ve 2018 boyunca gerçekleşmesini bekle ♥ Tüm kalbinle dilediğin tüm güzel dileklerin tek tek gerçekleştiğini göreceksin 💫 Ve ay boyunca gerçekleşmesini dilediğin dileklerini #gizemselseylerwish2018 hashtag ile Instagram’da paylaşmayı unutma 💋

1-dilek-listesi
Pixabay.com

2. Sevdiklerini mutlu edecek hediyeler al 🎁 

2-hediye
Pixabay.com

3. Yeni yıl kurabiyelerini hazırlamayı unutma 🎈

3-yeniyil-kurabiyeleri
Pixabay.com

4. Şimdiye kadar fark ettiğin ve kurtulmaya çalıştığın tüm kötü alışkanlıklarından arın ve onları 2017’da bırak! 

5. Ev/ofisin için sevimli yılbaşı temalı dekoratif ürünler alıp, yeni yılı rengarenk karşıla!

5-sevimli-dekoratifler
Pixabay.com

6. Yılbaşı ağacını şimdiden süsle 🎄

6-yil-basi-agaci-suslemesi
Pixabay.com

7. Daha önce hiç denemediğin bir tat dene ya da farklı bir ülkeye ait geleneksel bir yemeği 🍣

Gizem’in tavsiyesi 💁: Uzakdoğu Mutfağı’nı sevenler için İstanbul/Taksim’de bulunan Gaya Restaurant ilk kez deneyecek kişiler için oldukça güzel bir mekan. Bazı günler özel etkinlikler olabileceğinden dolayı, özellikle hafta sonu gidecekseniz, gitmeden evvel aramanızı öneririm. Benim tavsiyem tabi ki Kimchi 🍜 Resimdeki görsel de Kore Mutfağına ait olan Kimchi’ye ait bir görseldir.

countryside-dining-table-489652_1280
Pixabay.com

8. Kendini küçük, mutlu şeylerle mutlu et 🙂

Gizem’in tavsiyesi 💁: Benim de arkadaşlarımın sayesinde yeni keşfettiğim bir mekan olan İstanbul/Beşiktaş’taki Çikolata Mahzeni benim gibi küçük şeylerle mutlu olabilen kişiler için harika bir mekan. Hem çok şirin hem de ilgi alaka çok güzel. Daha önce hiç gitmediyseniz, mutlaka gidin ve lezzetli çikolatalarının tadını çıkarın. 

8-kendini-kucuk-seylerle-mutlu-et

9. Yılbaşı gecesi için seni en ‘kendin’ hissettirecek elbiseyi al 👗

10. Keşfedilmemiş yerler keşfet…Hala vaktin varken sevdiklerinle oraya tekrar git..

11. Geçmiş yıllarda yarım bıraktığın tüm kitapları tamamla 👓

11-yarim-biraktigin-tum-kitaplari-oku
Pixabay.com

12. Hala yapmadıysan acilen bir buz pistine at kendini 🏂

12-buz-pateni
Pixabay.com

13. Hala izlemediysen müthiş bir kadroya sahip olan ‘New Year’s Eve’ filmini izle ve nefes aldığın sürece hiçbir şeyin imkansız olmadığını fark et…

13-new_years_eve_poster

14. Bir çılgınlık yap !

15. Yeni bir dil öğrenmeye başla !

15-yeni-bir-dil-ogren
Pixabay.com

16. Yeni bir hobi edin !

16-yeni-hobi
Pixabay.com

17. Ailen için mutfağa gir ve onlar için ilginç bir yılbaşı yemeği hazırla 🍛

17-sevdikleriniz-icin-yeni-yil-yemegi-hazirlayin
Pixabay.com

18. Kış giysilerini tamamlamadıysan hemen bir alışverişe çık 🎅

19. Yeni yılda şans getireceğine inanılan kırmızı iç çamaşırını unutma 😊 Ya da yeni yıl temalı herhangi bir şey 👣

19-yeni-yil-temali-hediye
Pixabay.com

20. En yakın kız arkadaşlarınla buluşup elma şekeri ye ve nasıl bir aşk istediğinizle ilgili sıkı bir kızlar sohbeti yapın..

20-elma-sekeri
Pixabay.com

21. Kar topu savaşı yap!

21-kar-topu-savasi
Pixabay.com

22. Ofisini yılbaşı temasıyla süsle 🎊

22-yeni-yil-ofistemasi
Pixabay.com

23. Yeni yıl hediyelerini yılbaşı çoraplarında sakla..

23-yeni-yil-corabi
Pixabay.com

24. Soğuk havada deli gibi üşüdükten sonra sonra sıcacık battaniyenin altında ısınmanın keyfini çıkar.

25. Arkadaşlarınız arasında yılbaşı çekilişi yapın ve kim kime çıktı tahmini yapmaya çalışın 🙂

25-yeni-yil-cekilisi
Pixabay.com

26. En sevdiğin caddede yürürken seyyar satıcılardan alışveriş yap.

26-kestane
Pixabay.com

27. Yağan yağmurun seni ıslatmasına izin ver. 

28. Gittiğin her yere gülümsemeni de götür 😇

28-gulumseme
Pixabay.com

29. Tüm olumsuzlukları arkanda bırak..

29-olumsuzlari-arkada-birak
Pixabay.com

30. Yeni yıl gecesi senin için bir anlamı olan herkese ‘Mutlu Yıllar’ mesajı at ve onları sevdiğini söyle 💜

happy-new-year
Pixabay.com

31. Ve 31 Aralık gecesi 10 dan geriye doğru saymayı unutma… 10…

                              

HAPPY NEW YEAR 🎈

xoxo 👣

35’e çıkarma ✨

Sevgili (büyük) Gizem,

Sana şuanda iş pc’mden yazıyorum. Önümde iki adet dosya açılı, biri modellemesini yaptığım tarihi yapıya ait rölöveler diğeri de bir rapor…Hava biraz sıkıntılı tahminimce nem yüzde 90’larda.. Fonda Little May’dan ‘Seven Hours’ çalıyor. Açıkçası biraz depresif ama sonuçta 35 yaşıma mektup yazıyorum..İnsan 35 yaşını düşününce biraz tuhaf hissediyor !

Bu aralar yalnızca kendimle dertleşmekten mutlu oluyorum. İnsanı en çok yine kendi anlıyor…Artık biraz daha büyüdüğümü hissediyorum ama garip bir his; umursamaz olmakla umurunda olması gereken bir ara, araf. Umursamazlığa daha yakın olmakla birlikte.. Umursamaz olmak mutlu ve huzurlu hissettiriyorMUŞ.

Ben kendimi sorgularken şarkı değişti. Bu kez Dido Armstrong ‘Everything to Lose’ söylüyor. Manidar..Bu yaşıma gelene kadar neler kazandım neler kaybettim..Neleri kazanmak için neleri kaybettim ya da nelerden vazgeçtim. Neleri erteledim, nelere geç kaldım, neye erken adım attım…

35 yaşına bastığında -hala istediğin işi yapmış olmanı arzu ediyorum ve istediğin yerde istediğin şeyleri yapıyor olmanı..Ben şimdiye dek pek özgür olamadım ama sen ol ve hayır demesini alışkanlık haline getirmiş ol. Ben alıştırmalara başladım 😉 Hiçbir zaman çok çılgın biri olamadım hep sorumluluk sahibi, ayakları yere sağlam basan ve hep önce başkalarını düşünen biri oldum..İstiyorum ki sen öyle olma..sen önce kendini düşün ama kendinle birlikte sevdiklerini de…sevmediklerini düşünme..seni üzenleri hayatından çıkarmasını bil! Değmeyeceğini düşündüğün insanlara yatırım yapma..ben yaptım çok pişmanım..Hep en yakınım dediğim insanların ihanetinde başrol oynadım. Sen kimseye çok yakın olma..önüne gelen herkese güvenme, biraz temkinli ol..yine benim gibi ayakların yere sağlam bassın ama arada çılgınlıklar da yap, kimseye zarar vermeyecek..

Şarkı değişti bu arada..Cat Stevens’den ‘PEACE TRAIN’ çalıyor. Güzel denk geldi. Hayvanları ve çocukları sevdiğini biliyorum ama onlar için bir şeyler de yap..Belki dünyayı değiştiremeye bilirsin ama kalbinle ve bakış açınla çevrendekilerin hayata bakış açısını değiştirebilirsin..Daha çok spor yap..daha çok meyve ye ve daha çok yürü…Kendini yorgun hissettiğinde zorlama durup dinlen, derin nefes al ve doğayı dinle.. John Parkin’in dediği gibi seni yoran şey ya da her kimse kocaman bir SİKTİR ET de ve yoluna devam et. Çünkü hiçbir şey ve hiç kimse senden ve sağlığından daha önemli değil..

Tüm müzik türlerini sev.. dinlemesen bile sev..dinleyenlere ve yapanlara saygı duy..Müziği çok sevdiğini biliyorum..Sadece dinlemeyi değil çalmayı da..Hayallerini erteleme…Çok fazla hayalin var..henüz bunları yapabilecek zamanın varken harekete geç. Kitapları sev hepsini..hepsinden oku..verdikleri mesajlara kulak as..sadece kitapların değil büyük küçük herkesin fikrini al herkesi dinle ama son kararı mutlaka kendin ver..

Mutlaka aşık ol ama asla aşktan kör kütük olma..Tanımadan sevme önce tanı..Karşına çıkan herkese sadece bir şans ver.. ikincisi için ise çok iyi düşün, çünkü ilk şansı değerlendiremeyen ikinciyi de doğru değerlendiremeyecektir. Sınırların olsun..ailene arkadaşlarına hatta sevdiğin adama karşı..kimsenin o sınırları ihlal etmesine izin verme..Arkadaş canlısı olmaya devam et ama herkesin karanlık bir tarafı olduğunu da hatırla…Ben çok değerliyim ama sen daha değerli olacaksın bunu sakın unutma..Her sabah aynaya bak ve  şunu söyle : “Olduğun kişi olmaktan asla vazgeçme..”

Happy Birthday Not to You Yes to Us 🎂

Şimdi nereden başlasam ki acaba ben şu fani ömrümde çok fazla mektup yazmamışımdır yazmışsam da aşk mektubu falan olmuştur ergen zamanlarda 😔 Ama ilk kez bir arkadaşım, dostum dert ortağım… mutluluk kaynağım… Oralarda bir yerlerde hayatımda böyle birinin olmasının verdiği mutluluğu en derinde hissettiğim biri için ilk kez yazıyorum.. Ve biliyor musunuz bugün onun DOĞUM GÜNÜ….Ve başlıkta da söylediğim gibi iyi ki doğdu değil iyi ki bizim için doğdu…Ve iyi ki var..O zaman müsaadenizle ben açık mektubuma başlıyorum 💛 xoxo

Hellloooo..Ne oldu 24’ü de mi bitirdik premses😒 Tam 6 yıl oldu sen hayatıma gireli 😇 Yavaş yavaş tanıdık birbirimizi yormadan kasmadan girdik birbirimizin hayatlarına…Tabi bazen anlaşmazlıklar oldu mu oldu ama biz hep daha güçlü çıktık 💪 Çünkü ikimiz de biliyorduk aşk gibi dostluk da kolay elde edilmez! Çabalamak gerektiğini…iyi günde kötü günde hep bir arada olmak gerektiğini….asla sır saklamamak gerektiğini dostluk için samimi olmak gerektiğini ikimiz de biliyorduk….

Şimdi daha da ciddi olmak istiyorum…ama korkma bir yerden saçmalayıp güldüreceğime de eminim hehe 😛

Ecem…

Tıpkı geçen zamanlarda olduğu gibi ama belki daha yakın…

Bugün…yarın…

Elimden geldiği her an…

Başın her sıkıştığında…

Ağlamak isteyeceğin omuz, kahkahalarını duyurmak istediğin kulak olacağıma söz veriyorum!

Yüksek yüksek tepeler çalarken…

Gerçek aşka adım attığın ilk an…

Evlendiğinde…

İlk çocuğunun elini ilk tuttuğun an…Ve sonrakilerde de tabi 🐒

Tıpkı o gün gondolda benim için konuştuğumuz şeyi sen yaşarken…

Belki hayattan bunalıp tüm sorumluluklarından kaçmak istediğin o anlarda…

Ben daima burada olacağım…Bir telefon ucunda…bir bilet sonunda DAİMA…!

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN PRENSESİM ❤ NİCE MUTLU SENELERE MUSMUTLUUUUUUUU🎈🎉🎊🎉🎊🎉🎊🎉🎊🎉🎉🎊🎉🎊🎉

Sonbahar demişken…

Hüznü seviyor musunuz?

Sararan ağaçları…düşen yaprakları… 

Yağmuru seviyor musunuz?

Saatlerce yürümeyi…ve  ıslanmayı…

Rüzgarı seviyor musunuz?

Her estiğinde saçlarınızın dağılmasını..Yüzünüzde  hissettiğiniz temiz havayı… 

Peki aşkı seviyor musunuz?

Aşkın hissettirdiklerini…beklemeyi…özlemeyi… 

Ya yalnızlığı seviyor musunuz?

Sessizliği…düşünmeyi…

Seviyorsanız, Sonbahar kesinlikle sizin mevsiminiz…

Ben sararmaya başlamış yaprakları olan ağaçları görmeden, hafif esintiyi hissetmeden, puslu yağmurun altında bir kez ıslanmadan ‘sonbahar’ gelmiş demem. İnsan en çok doğduğu mevsimi sever derler. Ben Nisan doğumluyum ama kaç yıl geçerse geçsin Sonbahar benim bebeğim ♥ Çünkü onun verdiği huzuru, sakinliği, üretkenliği, mutluluğu nedendir bilinmez diğer mevsimler  veremiyor bana. Hep bir şey eksik kalıyor Mart’ta…Ya da fazla geliyor Temmuz’un sıcağı, gürültüsü…Rahatsız ediyor Ocak’ın kargaşası…Nisan’ın kararsızlığı…Ama Eylül öyle mi…Eylül bana hep yeni başlangıçları çağrıştırıyor…

Üzerimize bir ceket alıp çıktığımız bu havalarda, öğleden sonra ‘bu ne sıcak’ diyip baktığımız gökyüzü akşam bizi yağmurla karşılıyor. Sanki aslında hiçbir şey aynı kalmıyor.. Tıpkı kötü günlerin yerini güzel anılara bırakması gibi..Ama güzel olan şeyler de bitebiliyor ansızın.. Ve siz bu durumu ve hayatınızda olan / olabilecek tüm bu değişimleri, sırf o hava değişimini gördüğünüzde kabulleniyor ve hayatta her şeyin bir anda farklılaşabileceğini olgunlukla karşılamaya başlıyorsunuz.

Peki ben neden en çok Sonbahar’ı seviyorum? Herkes melankoliyi sevmez…Bazılarının deyimiyle ‘bunalım’ı. Ben severim ama benim sevdiğim bu melankolilik durumu bunalım ya da depresif bir durum değil..Bu karamsarlık, hüzün ve tuhaf ruh hali beni mutsuz değil bilakis mutlu ediyor. Daha yaratıcı olmamı ve derinlemesine düşünmemi sağlıyor..Bu melankolilik hali tuhaf hallere de sokuyor tabi.. Aşık değilsin ama öyleymiş gibi tuhaf hisler yaşatıyor.. Sebepsiz yere karalara bağlatıyor.. Duygusallaştırıyor.. Sokaklarda boş boş dolaşmana neden oluyor.. Hiç tanımadığın birini özlemene ve beklemene sebep oluyor.. Sürekli bir aşk filmi izlettirme çabası.. Derdi ne kendi de bilmiyor.. İşte bu haller en çok Sonbahar’a yakışıyor!

Sonbahar’ın bitmesine az kalmışken Sonbahar’ı bir an evvel yaşayın derim 😉 We Are Going To Be Friends dinleyip çocukluğunuzu yad edin.. Kasım yağmurunun altında yürürken Sound of Silence eşliğinde, ölene dek hep bir parçanızın yalnız olacağını düşünün..Bağıra bağıra Gone Till November söyleyip, döneceğini söyleyen ama asla dönmeyen her kim olduysa geçmişte onlara son bir kez sevgilerinizi?! armağan edin! Aşktan asla vazgeçmeyin.. Aşık olduğunuz adamdan/kadından..Çıkmaza girdiğinizde, ikinizden biri pes etmek üzereyken Luck Wallace’ ın sözlerini hatırlayın : 

…So never mind the darkness
We still can find a way
‘Cause nothin’ last forever
Even A cold November rain…

picture

‘Sonbahar kafasını’ yaşamak isteyenler için ‘sonbahar şarkıları’ndan oluşan küçük bir playlist hazırladım sizler için : Fall-in Chill in Spotify / @gelecektengelen

  1. Only Time – Enya
  2. We Are Going To Be Friends – The White Stripes
  3. September – Earth, Wind & Fire
  4. November Rain – Luck Wallace
  5. Thank You – Dido
  6. Cherry Wine – Hozier
  7. Gone Till November – Wyclef Jean
  8. October Rain – 10cm
  9. Sound of Silence – Allison
  10. Waltz #2 – Elliott Smith
  11. Autumn Leaves – Ed Sheeran
  12. Autumn – Antonio Vivaldi
  13. Only Love – Ben Howard 
  14. November Leaves – Larry Carr
  15. September – Jessica Marsh

Zaman akıp gidiyor.. Eylül çoktan bitti, Ekim bitmek üzere.. Ama kocaman bir Kasım ayı hala orada duruyor..Yeni başlangıçlar ve yeni aşklar için . . .

November Rain de benden size gelsin…

xoxo ♥  

Modern Zamanlarda Aşk Yorulmuş mudur? |Bölüm 1

İşten çıkıp eve dönmenin saatler sürdüğü büyük şehirlerde yaşayan insanlar bilirler…Çalışırken yorulmaz-sanız bile yollarda yorulur bitap düşersiniz. Öyle bir an gelir ki çilekeş olursunuz..yorgunluk gerginliği, gerginlik agresifliği, agresiflik ilgisizliği doğurur..Eve döndüğümüzde bir şey yapmaya mecalimiz ve isteğimiz kalmaz..Hatta öyle bir noktaya gelir ki evde bulunan aile, eş, kız/erkek arkadaşa içten bir selamı vermek bile ‘büyük iş’ olur. YORGUNUZ çünkü….Çünkü yorgun olmak her şeye mubah! Araştırma yapılsa bu sebeple biten ilişki yüzdesi tahminimce hatır sayılır rakamlara ulaşır. Bize her türlü fırsatı sunan modern hayat, farkında olmasak da aslında hayatlarımızı neşemizi elimizden alıyor. Trafik, kalabalık, çileden çıkaran insanlar, dünya ülke gündemi ve daha bir çok sebep mutsuz, sıkıcı insanlar haline getiriyor bizleri. Peki bununla nasıl baş etmeli, bu kaosa sürüklenmemek için neler yapmalıyız? Biliyorum kurallar hoşunuza gitmiyor ama uzmanlar, ilişkilerdeki bağları kuvvetlendirmenin ve modern hayatın anti-cilveleriyle başa çıkmanın koyacağımız bazı kurallara bağlı olduğunu söylüyor..Ama ben o uzmanların söylediklerini yazmayacağım merak edenler açsın okusun Google amca hepsini sunuyor..ben yapmadığım için pişman olduğum, sonradan keşke yapsaydım belki farklı olurdu dediğim, yapıldığını gördüğümde vay be dediğim ‘sözde kural’ ama bence ‘altın anahtar’ olan aşağıdaki durumları yazacağım…Yaparsak neler kazanacağımızı yazmayacağım ve yapmazsak neleri kaybedebileceğimizi siz biliyorsunuz….

İşten çıktınız yorgunsunuz…yok yolda trafikte bir adamla kavga ettiniz…aman da yağmurda ıslandınız…patronunuza sinirlendiniz…aileniz canınızı sıktı…arkadaşınız tepenizin tasını arttırdı…sevdiğiniz takım oyunu kaybetti…sonra siz eve geldiniz sevdiğiniz kadına/adama sarılıp nasılsın demeden tüm öfkenizi tam oraya bıraktınız evet evet oraya o insanın kucağına…noooldu..ben söyleyeyim PATLADINIZ 😎

Peki ne yapıyoruz…..

1. Hep yorgunuz…kronik olarak yorgun olmaya programlanmışız geçtim, yorgunluktur geçer. Trafikteki adamla kavga edin de demeyeceğim tabii derin derin nefes alıp haklısın kardeşim diyip yolunuza devam edin, ölmezsiniz. Gülüp geçersiniz o kahrından ölür çünkü istediğini vermediniz. Gidince bir duş alıp, ıslanan kıyafetlerinizi değiştirirsiniz. Patronlar sinirlenmek içindir. Bir probleminiz varsa patronunuzla konuşun kimse sizin iş ilişkilerinizin yarattığı gerginliği çekmek zorunda değil. Kısacası probleminiz kimleyse onla çözmeye çalışın ya da problemlerinizi uygun bir dille anlatın karşınızdaki kişiye ve sakin bir şekilde dertleşin.

2. Çok gerginiz eve dönüyoruz…DÖNME sahile falan git biraz hava al 😒 Bol oksijeni çek içine en iyi rahatlama yolu ‘temiz hava’ dır. Varsa elinin altında dinlendirici bir müzik onu da aç rahatla…rahatla, ve eve öyle git. Gidince de gülümse ve ‘nasılsın sevgilim’ de!

3. Kızgınsınız..belki yukarıda anlattığım sebeplerden biri için…belki başka bir sebep için kendinize ya da kız/erkek arkadaşınıza ya da evde birlikte yaşadığınız herhangi birine… Unutun…Evet evet daha önce unuttuğunuz belki bin küsür şeyden biri olacak bu ya da 1001inci son damla….asla bilemezsiniz…Elbetteki konuşmanız problemlerinizi dile getirmeniz gerekiyorsa yapacaksınız ama sakinken…kızgınken değil.

4. Öfkeden çılgına döndünüz 😄 ben arada dönüyorum 😒 geliyorlar yani 😎 gelmeyen yoktur 😌 yalan söylüyordur 😈 Çıkarın kağıdı kalemi her türlü şey serbest (siz anladınız onu) yazın çizin karalayın ve buruşturup bekleyin (kağıdı atmayın) ve rahatlayın…sonra açın ve okuyun yazdıklarınızı…fatal error verdin dimi😎 işte yazmasaydın muhtemelen söyleyecektin…kim bilir karşındakini ne kadar kıracaktın üstelik eline hiçbir şey geçmeyecekti buruşan karşındakinin kalbi olacaktı. At şimdi o kağıdı….yırt ve at!

5. Şimdi daha enteresan bir şey söyleyeceğim. Karşınızdakinin gergin olduğunu görüyorsanız bulaşmayın. Bekleyin o hazır hissettiğinde sizle iletişim kursun. Siz zorla kurmaya çalışırsanız yukarıda bahsettiklerimden biri mutlaka olur. Bazı insanlar gerginken kendini bu şekilde belli eder ki benim en sevdiğim insan tipidir nettir. Der ki “suskunum, gerginim, beni benimle bırak.”

Bırakın iç dünyasında versin savaşını, dinlensin ruhu, işinin yorgunluğunu şöyle biiiir atıversin. Siz de o arada, bir yorgunluk kahvesi yapıverin…birazdan kahvenin kokusuna gelir, seviyorsa tabii☕

Bazı yazılar asla klişesiz olmaz.

Bayanlar için küçük sırlar‘dan: Bir adam eve geldiğinde hiçbir şey söylemeden doğrudan TV’nin PC’nin başına geçiyorsa ( olmaması gereken davranışlar no.1 ama bu bu yazının konusu değil) bilin ki gergin! Gergin değil ise…o zaman öküz…yol verin gitsin…gergin ise 😳 onu onunla bırakın hanımlar o küçük dünyasıyla baş başa kalsın deşarj olsun. Siz de gidin kitap okuyun 📖

Beyler için küçük sırlar‘dan: Bir kadın daha kapıdan girerken söylenip duruyorsa, muhtemelen bir şeye kızgındır. Kuaförde çıkar çıkmaz bozulan fönü bile olabilir. Siz olabilirsiniz. Olamayabilirsiniz de 😎 Bunu düşünmeyin tartışmaya girmeyin cevap vermeyin…bir çok kadının deşarj olma yöntemidir söylenmek dikkat edin konuşmak değil konuşmuyor çünkü yani sizin cevabınızı beklemiyor niye kasıyorsunuz gidin başka işlerle meşgul olun. Zaten olgun bir kadın, sizle bir problemi varsa bunu sizle paylaşır (daha başka yollarla ama bu bu yazının konusu değil). Kadının deşarj olduğunu ve tehlikenin geçtiğini nasıl anlarsınız şöyle : Eee tatlım günün nasıl geçti smile smile kiss😎

Ah modern zamanlarda aşk yorucu mu bence yorucu mesela ben aşkı yazarken bile yoruluyorum bazen…yaşamak kim bilir nasıl zordur hem de ‘bu zamanda’…Aşk yorulur..üzerine titremez-sen…emek vermezsen…daha çok yorulur…yoruldukça tükenir…Neydi o şarkı..

Modern zamanlarda aşk yorulmuş mudur bu mudur…

Yanıp sönerken ne güzeldi…ne güzeldi…ne güzeldi…

Kayıp giderken ne güzeldi… ne güzeldi…ne güzeldi…

AŞK…..AŞK….AŞK…

Nil Karaibrahimgil’e sevgilerle🎈

Xoxo

Happily Ever After

Her yeni başlangıç…💭her yeni mutsuz son…🙇 Aynı ‘sen’ iken ya da aynı ‘o’ ne gidişat değişir ne de sonuç! Kaç kere denersen dene bir şeyleri ‘bu sefer’ farklı yapmadığın sürece sonu yine hüsran olacaktır. Bu söylediğim yalnızca aynı kişiyle tekrar denemek değil, aynı zamanda yeni biriyle yeni bir başlangıç için de geçerli. Yeni bir ilişkiden çıkar çıkmaz hemen yeni arayışlara girme mesela biraz bekle, düşün her iki taraf da ilişki boyunca nasıl davranmıştı, nasıl tepkiler vermişti olaylara karşı, nasıl bir tutum sergilemişti tartışmalarda…Bazı soruların cevabı sözde ‘yeni ilişki’ deki adamda veya kadında değil…Neden bittiğinin kilit yanıtları (kim bitirmek istemiş olursa olsun) ‘sen’de gizli…senin kalbinde…kendine ve ilişkiye bakış açında…yaptığın öz eleştiride…karşı tarafın tavırlarını nasıl yorumladığında ve karşı taraftan ne beklediğinde…Unutma değişim içeriden başlar 💁

Peki mümkün müdür ‘Happily Ever After’ dedikleri şey…İnanın ben de bilmiyorum henüz, ama deneyimlerimden, gözlemlerimden ve kendi ‘ilişki bakış açımdan’ yola çıkarak size hem aklınızın dip köşelerine hem de kalbinizin derinliklerine post it📌 yapabileceğiniz küçük bir reçete verebilirim 📝 Sonuçta hepimiz insanız, gerçekten sevmek ve sevilmek istiyoruz. Ve bence, içinde saygı ve sevginin olduğu tutku dolu ve anlamlı bir ilişkiyi hepimiz fazlasıyla hak ediyoruz…

1. Günaydın ve iyi geceler mesajı ! 

Çok basit geliyor kulağa öyle değil mi ya da ne alakası var ki şimdi ! Çok var… Her sabah uyanır uyanmaz atılan ‘günaydın’ mesajı; ‘sabah uyanır uyanmaz aklıma ilk sen geliyorsun’ mesajı taşır aslında ve yine aynı şekilde gün sonunda atılan ‘iyi geceler’ mesajı da aslında; ‘o kadar yorucu ve stresli bir gündü ki ama sen aklıma geldiğinde her şeyi unutuyorum, yatmadan evvel en son sen geçiyorsun aklımdan’ demektir. Sevgisini her an dile getirmeden göstermek isteyenler için bence daha iyi bir tutum olamaz 😉

tumblr_lw2l4yCqhG1qc4uvwo1_500

2. Birbirinize karşı nazik olun!

Aynı siyasi görüşe sahip olmak zorunda değilsiniz.. Aynı dini görüşe sahip olmak zorunda değilsiniz.. Aynı takımı tutmak zorunda değil, aynı yemekleri sevmek zorunda değil, aynı film türü ya da yazarları sevmek zorunda hiç değilsiniz..Ama birbirinize karşı nazik olmak zorundasınız! Ama bunu bir ‘zorunluluk’muş gibi yaparsanız da hiçbir yere varamazsınız. Öncelikle birbirinize saygı duymasını, farklılıklara saygı duymasını öğrenmelisiniz. ‘Saygılı tartışma’ kavramını benimsemelisiniz. Fikirlerinizi kırıcı olmadan dile getirmeli, karşı tarafın düşüncelerini ön yargısız dinlemelisiniz. Ve bu tarz farklılıkların aslında kendi kişisel gelişiminiz için de birer fırsat olduğunu unutmamalısınız. Herkes ‘bir şey’ bilirse çeşitlilik olur ancak herkes ‘aynı şey’i bilirse sıkıcılık baş göstermeye başlar.

3.Birbirinize karşı dürüst olun!

En yorucu ilişki, içinde güven sorunları olan ilişkidir. Ve güven problemi taraflarca tartışılıp bir sonuca bağlanmadıkça çığ gibi büyür. Büyümesine izin vermeyin! Kızdığınız, şüphelendiğiniz durumları açıkça sorun, kendi kafanızda senaryolar üretip kendi hayatınızı da karşınızdakinin hayatını da cehenneme çevirmeyin. Ve dürüst olsun! Allah aşkına bu kadar zor olmasa  gerek! Çoğu zaman kadın da erkek de sırf karşı tarafı sözde ‘üzmemek’ adına dürüstlükten uzak davranır. İnanın anlık durum kurtarmalarının hiç ‘anlık’ kaldığını görmedim. Bu sebeple birbirinize olan inancınızı sarsacak bu gibi davranışlardan kaçının. Ne iseniz o olun!

4.Ufak tefek konularla birbirinizi kırmayın!

Ne olmuş yani yıl dönümünüzde sevdiğiniz restorana rezervasyon yaptırmamışsa, belki bu kez o sizi kendi sevdiği, rahat ettiği yere götürmek istemiştir. Bir kez de siz  onun sevdiği yerde olmanın tadını çıkarın. Ya da romantik komedi/bilim kurgu izlemek istemiyor-muşsa ne olmuş yani! Bunun için surat yapmayın bayanlar! Siz de azıcık uyumlu olun beyler! Birbirinizin zevklerine zaman ayırın. Bir hafta romantik komediye gidin bir hafta bilmem neye 🙂 Ama artık incir kabuğunu doldurmayacak konular için birbirinize karşı kırıcı ithamlarda bulunmayı bırakın!

5.Birbirinizin yaşam tarzına ve hayallerine saygı gösterin!

Bu ikisi o kadar önemli iki şey ki! Bence bir çok ilişkinin tökezlemeye başlamasının sebebi bu. Bir insanın hayalleri ve yaşam tarzı demek o kişiye ait ‘her şey’ demektir. Hayatınızdaki insanın yemek alışkanlıkları, uyku alışkanlıkları, çalışma alışkanlıkları sizi rahatsız edebilir belirli noktalarda ama burada hemen MADDE 4 diyorum ve sakin diyorum 😉 Kimseyi değiştirmek, değiştirmeye çalışmak kimsenin haddi değil. Ya bir insanı olduğu gibi kabul edeceksiniz ya da baştan karşı tarafı gözlemleyip kendi sınırlarınızı ve tolerans derecenizi  iyi belirleyeceksiniz ve kabul edemeyeceğiniz şeyler varsa en başta yolunuzu değiştireceksiniz.

Ki biz kabul ettiğinizi düşünelim ki elimizde mevcut bir ilişki olsun üzerine konuşabileceğimiz 😉

-Yeme içme alışkanlıkları : Hayatınızdaki kişi vejetaryen olabilir mesela veyahut alkol kullanıyor olabilir. Her seferinde siz bunun zıt-tını yapıyorsunuz diye o kişiyi eleştirseniz, girdiğiniz ortamlarda bozmak isterseniz ya da ona kendi alışkanlıklarınızı dayatmaya çalışırsanız o kişi üzerinde baskı yaratırsınız ve sizden uzaklaşmasına sebep olursunuz. Bazı durumlarda niyet kötü olmayabilir, gerçekten sağlıklı beslenmesini istiyor da olabilirsiniz ama bunu çok nazik bir şekilde dile getirmelisiniz. Siz önerilerde bulunursunuz, uygulayıp uygulamamak ona kalmıştır. Küçük sır : Ağzınıza attığınız her et parçasından sonra partnerinizin tabağından aldığınız küçük sevimli sebzeler, hem onun hoşuna gidecek hem de onda bir araya gelen lezzet konusunda merak uyandıracaktır.

httpsstocksnap.iophoto4TDHSPIMJ6

StockSnap.io

6.Arada yalnız kalın ve onun da bazı zamanlar yalnız kalmasına izin verin.

Birlikte vakit geçirmek kadar yalnız kalmak da güzeldir. Hayatınızda biri varken yalnızken geçirdiğiniz vakitleri unutmayın, yaptığınız aktiviteleri çöpe atmayın. Burada yalnız geçirdiğiniz vakit derken kastettiğim yalnızca mutlak yalnızlık değil partnerinizin olmadığı tüm vakitler…Ailenize ve arkadaşlarınıza hayatınızda biri olmadığında ne kadar vakit ayırıyorsanız yine o kadar vakit ayırın, bir sevgiliniz yokken neler yapıyorsanız yine aynı şeyleri yapmaya devam edin ve mutlaka sadece kendinize vakit ayırdığınız zamanlar olsun.

Biz kadınlar olarak nedense her aktiviteyi birlikte yapmak isteriz, yalnız yapamayacağımızdan veya tek başına zevk almadığımızdan değil, yalnızca hayatımızdaki bütün anları paylaşmamız gerekiyormuş gibi bir inanca kapılmışız ya da hep öyle gözlemlemişiz. İnanın bana her iki tarafın da yalnız geçireceği bu zamanlar tarafların birbirini özlemesini sağlayacak, birlikte geçirilen zamanların değerini artıracak ✒

7.Birbirinize Sarılın

Herkes bilir sarılmanın sakinleştirici bir etkisi vardır 🐒 Bir arada olduğunuz vakitlerde zaman zaman sarılın ve karşı tarafı ne kadar çok sevdiğinizi hissettirin: Kuru bir ‘Seni seviyorum’ dan çok daha etkili olmadığını kimse söyleyemez 🔇

V9ZJ5ZJXVQ

StockSnap.io

8.Hoşunuza giden şeyleri o an paylaşın.

İlişki demek, belirli saatlerde yemek yemek arada sohbet etmek uzun ciddi konuşmalar yapmak arada ilişmekten ibaret olmaya başladığında din dan don sıkıcı ilişkiye hoş geldin demektir.

Diyelim ki çok yoğun bir anında belki de onunda yoğun bir anında çok komik bir fotoğraf gördün ve seni gülümsetti ve anlık stresini azalttı ben olsam o fotoğrafı hayatımdaki insana da atardım belki onun da biraz olsun gevşemeye ihtiyacı vardır 💆

Ya da bir yerlerde bir şarkı dinledin ve çok hoşuna gitti ya da sen yeni bir şarkı keşfettin, burada bunu sadece örnek olarak veriyorum, bu keşfettiğin yeni bir mekan, yeni bir yemek tarifi, yeni bir film de olabilir. Vakit bulunca degil, daha müsait olduğunda değil, bir hafta sonra değil, haftasonu tatilinde değil o an paylaş, o an paylaş ki ikiniz birlikte ‘o an’ı yaşayın. Böylece bütün ‘anlarınız’ bir ‘anı’ haline gelir.

9.Birbirinize güzel sözler söyleyin..

İçten gelen güzel bir sözden ya da iltifattan inanın bana herkes hoşlanır. Kadın / erkek fark etmiyor; ki hanımlar size küçük bir sır vereyim erkekler bu konuda bizden daha iştahlı 😋

10. Teşekkür edin.

Güzel bir yere davet edildiğinizde, bir sürprizle karşılaştığınızda, bir jest yapıldığında, üzgün bir anınızda ya da mutlu olduğunuz sizi mutlu ettiği her an için o an teşekkür edin🎈 Az önce söylediğim gibi anlar önemli.

httpsstocksnap.iophoto4TDHSPIMJ6 (6)

StockSnap.io

11.Özür dileyin ve affetmesini bilin.

Her ilişkide tartışma olur, istemesen de kırgınlıklar olur. Ne yapalım yani bir aptal tartışma için güzel anların hepsini çöpe mi atalım 😎 Özür dilemek bu kadar zor olmamalı merak etmeyin hiçbir yeriniz eksilmiyor ve lütfen af dileyen birisinin pişmanlığını ve göz yaşlarını görmezden gelmeyin. Ama bu gibi durumları çok sıklaştırmayın da tabi sonuçta sabır da bir yere kadar 😒 Ve ne olursa olsun yatağa küs girmeyin ☝

fft31_mf6523262

12.Birbirinize inanın. 

Dünya o kadar saçma bir yer haline gelebiliyor ki bazen! Yapmak istedikleriniz, başarmak istedikleriniz kimsenin umrunda olmuyor. Başarılarınız etrafınızdaki bir çok kişi tarafından gölgeye düşürülmeyi bekliyor.Herkes böyleyken hayatızdaki o özel kişinin de diğerleri gibi olmasını hiç kimse istemez. Öyle biri olmayın sadece ona değil hiçkimseye karşı öyle biri olmayın. Böyle biri olun : Etrafınızdaki insanlara tavsiyeler veren, güvenen, daha başarılı olması için yüreklendiren💪Ve şunu söylemeyi bilin : Başaracağına, yapacağına ya da her ne ise sana inanıyorum 🙏

13.Destek olun.

İlk kez deneyeceği ya da öğreneceği şeyde destek olun, yanında olun. Sözle değil fiili olarak.

Rahatsızlandığında yanında olun, iyileşmesine yardımcı olun. Bir kase çorba hazırlamak, yarım saat yanında uzanmak ve biraz şefkat göstermek çok zor olmasa gerek.

Dönem dönem taraflardan her ikisinin de hayatı bir dönem daha zorlu bir hal alır ki ancak böyle durumlarda birbirine her anlamda destek olan çiftlerin ‘gerçek’ bir ilişki yaşadığı söylenebilir.

www.forumsal.net

StockSnap.io

14. Asla ama asla kötü ithamlarda bulunmayın!

Ne olursa olsun, size daha önce anlatılmış bir şeyi herhangi bir tartışmada o kişinin aleyhine kullanmayın. Hele de böyle bir şeye sakın aileyi karıştırmayın. Daha önce böyle bir durumu yaşamış biri olarak söylemeliyim ki bu çok kırıcı bir durum ve ben çok kırılmıştım ve o kişiye karşı asla eskisi gibi olamamıştım. Bazı şeylerin affı yoktur, hele de böyle hassas konular söz konusuysa.

15.Ve birbirinizin elini ne olursa olsun bırakmayın…

Hayat her zaman güllük gülistanlık gitmez. Bazen inişler çıkışlar olur. Eğer en küçük bir dalgalanmada elinizi bırakıyorsa o kişi üzgünüm ama ya yeterince sevilmiyorsunuz ya da yanlış kişiyle birliktesiniz. 📢 Bir ilişkide her zaman bir kilit nokta olur olmalıdır da! Her ilişki mutlaka bir kez test edilir hayat tarafından…Ne kadar güçlü ne kadar sağlam diye… Unutulmamalıdır ki gerçek bir ilişkide birlikte öğrenirsiniz, birlikte büyür, birlikte olgunlaşır, zorlukların üstesinden birlikte geldikçe birlikte güçlenirsiniz.

httpsstocksnap.iophoto4TDHSPIMJ6 (3)

StockSnap.io

Hayatın karşınıza elinizi asla bırakmayacak birini çıkarması dileğiyle…

Xoxo 👄


Yenilenme Zamanı

Wuhuu ‘Hello Nisan’ diyerek güneşli bir güne başladım bu sabah. Kim ne derse desin güneş ayrı bir enerji veriyor insana..Hani şurada bir kaç ay sonra bıkacağız, ‘Yeteer kış gelsin artık ‘diyeceğimiz bunaltıcı sıcaklar da gelecek biliyorum o yüzden baharın Nisan’ın Mayıs’ın olabildiğince tadını çıkarmak lazım.

Hepimiz geçen senelerde çok yorulduk belki yıprandık ama biraz daha olgunlaştık..Kendimiz için neyin iyi neyin kötü olduğunun ayrımına vardık…Tabi bu öyle TV karşısında oturup zap yaparken olmuyor!  Çok düşünmek çok okumak çok araştırma yapmak çok özeleştiri yapmak ve çok kafa yormayı gerektiriyor…Bazen beziyorsunuz da ‘isyeaaaan’ diyip alıp başınızı gitmek istiyorsunuz, gidip bir ‘kasaba’ ya yerleşmek…Bence öyle bir his gelirse yerleşin de! Metropolitanda yaşıyorum ama beni çok iyi tanıyanlar bilirler ki en çok ben nefret ediyorum bu karmaşa ve kalabalıktan…giderken de haber verin ben de takılayım peşinize 😄 Ama ne olursa olsun yukarıda yazdıklarımı yapmaktan vazgeçmeyin 🙏 Çünkü hepsi bittiğinde inanılmaz derecede hafifliyor ve ‘yenileniyorsunuz’.

Peki bu yenilenme evresi nasıl oluyor…Bir süre her şeyden uzaklaşıyorsunuz kendinizden bile ! Evet evet doğru diyorum kesinlikle bir süre önce etrafınızdakileri sonra da kendinizi dinlemeyi bırakıyorsunuz tabi bir süreliğine 😌 Bu sırada ne yaptığınızı, neler hissettiğiniz, ne yapacağınızı kendiniz de dahil kimseye anlatmıyorsunuz…Tabi öyle boş boş vakit geçirmek de yok yani artık vaktiniz de var zamanında okuyamadığınız kitapları raftan indirip okumak var, ay ben hayatta yapmak dediğiniz şeyleri denemek, keşfetmek var, hiç tatmadığınız yemekleri tatmak var…E artık kafanız dinlenmiş olmalı…sırada zor olan aşama var bu kadar tembellik yeter 😎

Önce bol bol dinlemeniz gerekiyor. Konuşmaktan çok dinlemeyi seven biri olarak benim için bu süreç kolay geçmişti zaten o zamanlar bunun bir süreç olduğunun da farkında değildim olaylar öyle gelişti diyelim ^^ Herkesi küçük, büyük, arkadaş, dost herkesle sohbet etmek, konuşmak herkeste bir şeyler keşfetmek sizi hayata hazırlıyor..Hiç tanımadığınız, o an anlık olarak yaşadığınız bir olayda bile çok fazla şey öğreniyor keşfediyorsunuz. Tabi bunun için gerçekten ‘dinlemek’ gerekiyor dinlemek olsun diye değil ‘anlamak’ için…Siz algılarınızı açık tuttuğunuzda zaten almanız gereken dersi, motto’yu, anahtar kelime’yi alıyorsunuz…Sonra bu aşamada bitiyooor ve sıra en zevkli olan aşamaya geliyor ..:)

Kendinizi keşfetme…YENİLENME…

Bir sürü malzeme var artık elinizde…şimdi çok düşünecek…kafa yoracak…karşılaştırma yapacak, sizin için mevcut iyi ve kötü olan şeyleri listeleyecek ve bir eleme yapacaksınız…

1- Öncelikle size hiçbir faydası olmayan, resmen an ve an enerjinizi sönümleyen insanları hayatınızdan çıkaracaksınız. Yaşamınız değerli ve çürük bir elmanın kimseye bir faydası olmaz!

2-Her gün nefret ederek işe gidilmez, küfrederek çalışılmaz…Verin istifayı bitsin ben yaptım hafifliyorsunuz..Hiçbir şeyi mecburen yapmak zorunda değilsiniz, gerçekten bakarsanız daha iyi bir ihtimal olduğunu göreceksiniz!

3-Yeni insanlar tanıyın! Dikkat edin arkadaş -sevgili olun demiyorum! Onun da zamanı gelecek elbette ama henüz değil! Yalnızca tanımaya çalışın. Dürüst bir şekilde! Kendinizden pay biçmeden, kendi yorumlarınızı katmadan…Çünkü insan karşısındakini bile o anki ruh haliyle tanımaya çalışıyor..Kendi ruh halinizi bırakıp tanımaya çalıştığınız insana yoğunlaşın!

4-Yeni şeyler keşfedin! Farklı şeyler yapmadan kendinizi keşfedemiyorsunuz…Küçük bir çocuk düşünün…bir şeyleri denemeden neyden zevk aldığını almadığını nereden bilecek…Büyükler de öyle ..Zaten giderek daha da çocuksulaşıyorlar..İnsan yaptığı, başladığı şeylerde başarısız olduğunda, eğlenmediğinde hemen huysuzlaşıyor…vazgeçiyor…Ne güzel işte demek ki henüz bulmadın..işin bitmemiş aramaya devam 🙂

friends-spring-break-wallpapers-1024x768

5-Hep yapmak istediğiniz çocukluk hayallerinizi yazın bir kağıda…Yazın çünkü onları ayıracaksınız makul olanlar ve olmayanlar ..Niye mi ! Çünkü artık uçamayacağımızı hepimiz biliyoruz 🙂 Ama tabi makul olmayanlar, makul hale getirilebilir…Azıcık düşünmek!

6-Öz eleştiri yapın! Yapmıyorsunuz zor çünkü! Ama mükemmel olmak zorunda olmadığınızı bildiğinizde ve yanlış ve eksik yanlarınızı değiştirdiğinizde de kazanan siz oluyorsunuz. Bunun için öyle çok büyük atılımlar yapmanız da gerekmiyor bazen.. Yalnızca biraz beyin fırtınası yapıp bakış açılarınızı değiştirmeniz yeterli oluyor…

7-Şimdi yeni insanlarla ‘tanışma’ arkadaş olma zamanı! Artık tanımış olmalısınız, tabi çaba sarf ettiyseniz…Size bir şey veremeyecek, sizin de onlara bir şey veremeyeceğiniz insanları almayın hayatınıza, daha yeni temizlediniz çöpleri 😉 Ama gerçekten samimiyetine inandığınız, doğru işler yapan, sizinle olmayı hak edecek insanlarla arkadaş ya da dost olmaya başlayabilirsiniz…Tabi acele etmeden ve mesafeyi de çok azaltmadan 😉 Ne derler ‘büyüklerimiz’ : Çok muhabbet tez ayrılık getirir. 🙂

8-Daha önceki yazımda ‘Mutluluk’ maddelerinden birinin, başka insanları mutlu etmek olduğunu yazmıştım..Bunu unutmuyoruz ve hayatımızın her alanına ‘post it’ yapıyoruz 😉

9-Kendimize doğru keşfe çıkıyoruz…Neredeyiz…ileride ne yapmak kimlerle olmak istiyoruz…Gözlerimizi kapatıp, kocaman bir çember çiziyoruz ve hayal ediyoruz..Ne iş yapıyoruz? – Etrafımızda kimler var? – Bizi özel hissettiren kişi nasıl biri? – Mesleğimiz dışında nelerle ilgileniyoruz? – Nerede yaşıyoruz? …. ….. ….. Çemberin içinde bütün bu soruların cevabı var, gerçekten görmek istediğinizde ! İşte verdiğiniz tüm cevaplar SİZSİNİZ! ya da OLMAK İSTEDİĞİNİZ KİŞİ!

healthy-gal-spring-fun

10-Ve tabi ki aşık oluyoruz…Çünkü onun verdiği enerji, heyecan bambaşka! Peki neden 10.sıraya yazdım değil mi? Sormadınız mı ! Ben olsam sorardım: Madem önemli niye en son yazıyorsun diye 🙂 Çünkü yukarıda yazılanların hiçbirini yapmadan tamamlamadan aşık olmayı hak etmiyorsunuz…Neden mi? Çünkü aşık olmak birini keşfetmeyi gerektirir..tanımayı…üzerine titremeyi…o kişi için zaman harcamayı…Bu bahsettiklerimi ilk olarak kendiniz için yapmadan bir başkasına geçemezsiniz 🙂 İkisini de denemiş ve ayrımını görmüş biri olarak söylüyorum tabi seçim yine sizin 😉

spring-love-large-msg-130308588678

Şimdi en güzel mevsimdeyiz…en güzel aylarda…Bence kendimizi keşfetmek için daha güzel bir zamanlama olamaz!

Seviliyorsunuz 😉 xoxo ♥

Mutluluk Şudur..

Hatırlarsanız yeni yıla girmeden ‘Mutluluk nedir?’ adlı yazımı paylaşmış ancak ne olduğunu yazmamıştım. Ocak ayı boyunca bu soruyu belki ilk kez kendime her gün sordum ve mutluluğun ne kadar çok şeye bağlı olduğunu ama bir çoğunu yapmadığımızı,bilerek veya bilmeyerek, bunun için hiç çabalamadığımızı ve sürekli şikayet ettiğimizi fark ettiim. Siz kendinize hiç sordunuz mu bilmiyorum ama ben ilk kez ‘bu yaşına dek mutlu olmak adına kendin için ne yaptın?!’ diye sordum kendime ….aldığım cevaplardan hiç hoşnut olmadım demek isterdim size ama cevap bile veremedim, yaptığım iş ve akademik başarılar dışında kendimi mutlu etmek için pek fazla şey yapmadığımı fark ettim. Bu durum beni korkuttuğu kadar da mutlu etti…Çok şanslıyım ki yaş 25 olmadan bu soruyu sordum ve bir ay boyunca beni nelerin mutlu ettiğini ve edebileceğini, genel anlamda kadınların nelerden mutlu olduğunu, gözlemleyebildiğim kadarıyla, belirginleştirdim; insanların mutlu olabilmek adına neler yaptıklarına (ya da yapmadıklarına) baktım ve daha neler yapılabileceğini bu ay içinde düşündüm ve sizler için derleyip toparladım ve ‘100 maddede MUTLULUK ŞUDUR!‘ yazısını hazırladım……

100 maddede MUTLULUK ŞUDUR!

  1. Mutluluk, hala sağlıklı olduğunuz için Tanrıya şükretmektir.
  2. Mutluluk, aileniz, dostlarınız, arkadaşlarınız ve sevdiklerinizin hala hayatta olması ve onlara ‘seni seviyorum’ deme şansınızın hala olmasıdır.
  3. Mutluluk, sevdiklerinizi mutlu etmektir.
  4. Mutluluk, sevdiklerinizin yüzündeki gülümsemedir.
  5. Mutluluk, özel günlerde aramak ve aranmaktır.
  6. Mutluluk, başarılı olduğunuzda kendinizi ödüllendirmek, başarısız olduğunuzda daha iyisini yapabilmek için kendinize söz verip, motive edebilecek kadar iradeli olabilmektir.
  7. Mutluluk, hayaller kurmak, onları gerçekleştirmek adına atılımlarda bulunmak ve onlardan vazgeçmemektir.
  8. Mutluluk, ne kadar çabalarsanız çabalayın istediğiniz şey olmuyorsa, kabullenip yola devam etmektir.
  9. Mutluluk, AŞIK OLMAK’tır.
  10. Mutluluk, siz ona bakarken onun da size baktığını fark etmektir.
  11. Mutluluk, aşık olduğunuz adamın her gün size doğru adam olduğunu hissettirmesidir.
  12. Mutluluk, hem kalbinizin hem de mantığınızın aynı anda karar verdiği kişidir.
  13. Mutluluk, önce sevmek sonra sevilmektir.
  14. Mutluluk, mutlu olmak için önce mutlu etmek gerektiğini keşfetmektir.
  15. Mutluluk, sevdiklerinize zaman ayırmaktır.
  16. Mutluluk, dostlarınızın iyi ve kötü zamanlarında yanında olduğunuz için size ‘İYİ Kİ VARSIN!’ demesidir.
  17. Mutluluk, aşık olduğunuz adamın/kadının her sabah telefonunuza bıraktığı ‘Günaydın’ mesajıdır.
  18. Mutluluk, hayatta sizden daha güçlü ve her şeyi sizin için daha iyi planlamış olduğunu düşündüğünüz O’na inanmaktır.
  19. Mutluluk, her gün daha iyi bir insan olmayı çabalamak ve olduğunuzu duymaktır.
  20. Mutluluk, kalbinizi mutluluğa açmak ve bunu kalbinizde hissetmektir.
  21. Mutluluk, okuduğunuz kitabın baş rolüne kendinizi koymanız ve ‘ben olsaydım…böyle davranırdım..’ demektir.
  22. Mutluluk, her gün kendinizi yeniden keşfetmenizdir.
  23. Mutluluk, olumsuz yanlarınızı törpüleyip, olumlu yanlarınızı çoğaltma hevesinizdir.
  24. Mutluluk, sevdiğiniz işi yapmaktır.
  25. Mutluluk, Pazartesi sendromunu yaşamamaktır.
  26. Mutluluk, bir ilişkide ‘biz’ olabildiğinizi görmektir.
  27. Mutluluk, çok üzgün olduğunuzda bile bunu unutturacak bir kadına/adama sahip olmanızdır.
  28. Mutluluk, sabahlayarak ortaya çıkardığınız başarı karşısında aldığınız övgüdür.
  29. Mutluluk, küçük bir çocuğun yüzünde yarattığınız gülümsemedir.
  30. Mutluluk, sizi üzen insanları hayatınızdan çıkarabilme cesaretidir.
  31. Mutluluk, dinlediğiniz müzikte kurabildiğiniz hayallerdir.
  32. Mutluluk, kimse size inanmasa bile sizin kendinize olan inancınızdır.
  33. Mutluluk, yeni olan her şeydir…Yeni yerler…yeni insanlar…yeni eşyalar…
  34. Mutluluk, telefon şarjınız %1 ve kapanmak üzereyken o son mesajı atabilmenizdir.
  35. Mutluluk denizi olan şehirlerde yaşamak, derin nefes aldığınızda denizin o kokusunu içinize çekebilmenizdir.
  36. Mutluluk, yüzlerce insanın önünde sergilediğiniz performans sonrası aldığınız alkıştır.
  37. Mutluluk, yeni bir şeyler üretmektir.
  38. Mutluluk, vitrinde gördüğünüz ve beğendiğiniz elbisenin tam da hayal ettiğiniz gibi üstünüzde durmasıdır.
  39. Mutluluk, en büyük hayallerinizin aslında en ummadığınız zamanlarda gerçekleşmesidir.
  40. Mutluluk, waffle yemektir.
  41. Mutluluk, hayatınızda özel biri yokken bile kendi kendinize yetebilmektir.
  42. Mutluluk, uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınız ile ummadığınız bir anda karşılaşmanızdır.
  43. Mutluluk, verilen görevleri zamanında ve eksiksiz tamamlamaktır.
  44. Mutluluk, öğle yemeğinde en sevdiğiniz yemeği menüde görmektir.
  45. Mutluluk, kuaförünüzün istediğiniz modeli tam da istediğiniz gibi çıkarabilmesidir.
  46. Mutluluk, ansızın masanızda bulduğunuz küçük, sevimli sevgi notlarıdır.
  47. Mutluluk, sevdiğiniz birine sarıldığınızda hissettiğiniz sıcaklıktır.
  48. Mutluluk, inandığınız güvendiğiniz insanın hep buna layık kalmasıdır.
  49. Mutluluk, okuduğunuz kitapta son sayfasına kadar hissettiğiniz heyecan ve meraktır.
  50. Mutluluk, her şeyin daha iyi olacağına inanmanız gereken anda, tam da öyle olduğunu görmektir.
  51. Mutluluk, yıkabildiğiniz tabularınızdır.
  52. Mutluluk, yaş aldıkça kendinizi daha iyi tanıdığınızı ve hayattan neler beklediğinizin farkına varmanızdır.
  53. Mutluluk, her yaşın ayrı bir güzelliği olduğunu bilmek ama her yaşta bir yanınızın çocuk kalmasına izin vermektir.
  54. Mutluluk, TV’de sıkıcı bir şekilde kanal değiştirirken en sevdiğiniz dizinin en sevdiğiniz bölümüne denk gelmektir.
  55. Mutluluk, alarmı kurmadan uyanmaktır.
  56. Mutluluk, kimi zaman dertleştiğiniz kimi zaman inanılmaz geyikler döndürdüğünüz bir WhatsApp kız grubunuzun olmasıdır.
  57. Mutluluk, kendiniz için bir şeyler yapabilmektir.
  58. Mutluluk, sevdiğiniz işi yapmaktır.
  59. Mutluluk, erken uyanmak ve tüm günü tüm saatleriyle derinlemesine yaşamaktır.
  60. Mutluluk, olumsuz özelliklerinizi keşfedip, kendinizde uyguladığınız olumlama çabasıdır.
  61. Mutluluk, elinizde kahveniz ve  okumaktan keyif aldığınız kitap,dergi vs. ile  tüm gün yataktan çıkmamaktır.
  62. Mutluluk, pancake pişirmektir.
  63. Mutluluk, çıktığınız kafa tatilidir, kurduğunuz hayallerdir.
  64. Mutluluk, o dönem aldığınız tüm derslerin AA gelmesidir.
  65. Mutluluk, çok kırıldığınız belki konuşmadığınız ve konuşmayacağınız insanları affetmek ve kalbinizden nefreti atıp, daha büyük sevgilere yer açmaktır.
  66. Mutluluk, objektiflere verdiğiniz çılgınca pozlardır.
  67. Mutluluk, teşekkür etme ve özür dileme erdemlerini gösterebilmektir.
  68. Mutluluk, önce kendinize sonra da karşınızdaki kişiye şans vermektir.
  69. Mutluluk, heyecanla bir şeyler anlatan birini can kulağıyla dinleyip onu önemsediğinizi ona hissettirmektir.
  70. Mutluluk, sevdiğiniz kişilerin mutluluğuna giden yolda kılavuz olabilmektir.
  71. Mutluluk, kaybolan eldiveninize üzüldüğünüzde sevdiğiniz adamın bir yenisini size hediye etmesidir.
  72. Mutluluk,bitmiş bile olsa ardından güzel bahsedebilidiğiniz aşklar yaşamaktır.
  73. Mutluluk, çok geçmeden kendi değerinizin farkına varabilmenizdir.
  74. Mutluluk, yeni şarkılar keşfedip o şarkılarda kendinizden bir parça aramaktır.
  75. Mutluluk, lunaparkta çocuklar gibi eğlenebilmektir.
  76. Mutluluk, rakı masası yapabileceğiniz dostlarınızın olmasıdır.
  77. Mutluluk, paylaşmaktır.
  78. Mutluluk, aldığınız her nefeste özgür olduğunuzu hissetmektir.
  79. Mutluluk, kitapları sevmek ve onlara dokunarak okumaktır onları.
  80. Mutluluk, özeleştiri yapabilmek kendinizi hep daha ileriye taşıyabilmektir.
  81. Mutluluk, tüm dünya mutfağını sevmek…tüm kültürlerden bir parça bulabilmektir.
  82. Mutluluk, önyargıları bir bir yıkmaktır.
  83. Mutluluk, yeni maceralara koşmak…asla yapamam dediğiniz şeyleri başardığınızı görmektir.
  84. Mutluluk, sevildiğinize inanmaktır.
  85. Mutluluk, keyifli bir kahvaltı ile güne başlamaktır.
  86. Mutluluk, profiterol yemektir.
  87. Mutluluk, kırmızı şarap ve peynir eşliğinde yapılan derin muhabbetlerdir.
  88. Mutluluk, her yağmurdan sonra bir gökkuşağının çıkacağına olan inancınızdır.
  89. Mutluluk, kendinize ait bir dünyada kendi hayallerinizi yaşamaktır.
  90. Mutluluk, bir enstrüman çalmak …müzik yapmaktır.
  91. Mutluluk, sizi her gün kapıda karşılayan harika bir kediniz olmasıdır.
  92. Mutluluk, inandığınız yolda inandığınız kişiyle yürümektir.
  93. Mutluluk, sırtınızda sırt çantanız tüm dünyayı gezmek, yeni tatlara varabilmek ve edindiğiniz inanılmaz deneyimlerdir.
  94. Mutluluk, tek başına da gülebilmektir.
  95. Mutluluk, tüm mevsimleri ayrı sevmektir..düşen solgun yaprağı, kar tanesini, yağmuru, güneşi..
  96. Mutluluk, en ihtiyacınız olduğu anda yapılan saçma espri ve atılan kahkalardır.
  97. Mutluluk, hayatınızdaki küçük ayrıntıların farkına varmaktır.
  98. Mutluluk, yeniden kıpırdayan bir kalp..yeni heyecanlardır.
  99. Mutluluk, ‘NEFES ALDIĞINIZ DEĞİL, NEFESİNİZİN KESİLDİĞİ ANLARDIR.”.
  100. VE MUTLULUK…. EN MUTSUZ OLDUĞUNUZ ANDA, DİĞER 99 MADDE HATTA BELKİ DAHA FAZLASINI DÜŞÜNÜP ASLINDA MUTLU OLMANIZ İÇİN NE KADAR ÇOK NEDEN OLDUĞUNU KENDİNİZE HATIRLATABİLMENİZDİR.

Bu maddeleri tam bir ay önce yazmaya başlamıştım. İlk günler sahiden beni ne mutlu ediyor diye sordum ve tabiki ilk seferde o 100 madde ortaya kolay çıkmadı. Sonra sevdiğim insanlarla ‘Mutluluk’ üzerine bir çok sohbet ettim ve onların da bu beyin fırtınasında bana yardım etmesini sağladım…. Kısacası ilk kez mutluluğun gelmesini beklemedim ve zihnimde ben mutluluğa yolculuk yaptım. Aslında hepimizin mutlu olmak için çok sebebi var ama ‘mutsuzum’ demeye o kadar alışmışız ki biri ‘nasılsın’ diye sorduğunda ‘mutluyum’ demeye korkar olmuşuz. Benim artık öyle anlarda, mutlu hissettireceğini bildiğim 100 şey var ve dolayısıyla sizlerin de…ve son olarak da John Webster’in çok sevdiğim bir sözünü paylaşmak istiyorum ki bence benim ne demek istediğimi en güzel şekilde özetliyor….

”Mutluluk, karşımıza çıkmasını beklemekle değil, karşısına çıkmayı bilmekle elde edilir.”

xoxo  👄

Mutluluk Nedir?

Aslında uzun bir süre yazmayacaktım…ama benim sevdiğim şeylerden kolay kolay vazgeçmediğimi geçemediğimi siz de biliyorsunuz artık ✋😊 Güzel müzik güzel kahve bir araya gelince hele bir de yeni yıl arefesi yazıyı erken çıkaralım dedik (?).
Aman da ne güzel zorla bitirdim 2015i…zaten gelişini de sevmemiştim…bir samimiyetsizlik vardı. Ben samimiyeti de samimiyetsizliği de gözünden tanırım. Bir şeye ısınamamışsam bilin ki dünya yok olsa yine ısınamam…Bazen de ne kadar sıcaklık hissetsem de kimi anlar o sıcaklığın içine bir buz düşer…bilirsiniz işte nasıl olacağını….işte 2015’e öyle girmiştim. 2015 i öyle böyle bitirmişim. 2015tekiler de öyle bitmiş…gitmiş…yitmiş…

Bu sıra her platformda birtakım dilekler diliyorum….Herkes de benim için bir Chuck Bass diliyor…eee uzun süre yalnız olunca 😎 Mühim bir dilek tabi acilen gerçekleşmesi lazım…evde kaldık çünkü (!) Hayret bir şeyiz milletçe hem de 😄 Benim bir dilek listem var tabi kimse bilmiyor ‘2016 resolutions’ buradan oraya Çin Seddi oldu 😒 Sonra yırttım attım kağıdı! Manyak mısın ya dedim 😄 Bu kadar şey bir yıla sığdırılır mı, sordum kendi kendime “Gizem! Kendine dürüst ol ! 2016’dan ne diliyorsun?” Çok düşünmeden şu geçti aklımdan..

“mutlu olmak”..

Kimle, nasıl, ne şekilde mutlu olacaksam öyle olsun..ne çalışarak ne okuyarak ne üreterek mutlu olacaksam o işi yapayım. Kimlerle arkadaş olup sohbet etmekten mutluluk duyuyorsam o kişiler olsun 2016’da yanımda..Ne yaptığımda daha önce neyi yapıp mutsuz olduysam onun tersini yapmaya ve zamanında mutlu olacağımı bilsem de yapmadığım şeyleri yapmaya karar verdiğim yıl olsun 2016….Kısacası 2016 ‘mutlu’ olduğum bir yıl olsun artık..sizce de koskoca mutsuz bir yılın ardından bunu hak etmiyor muyum artık..

xoxo ♥